Roman: Son Yıl (Tanıtım)
Roman: Son Yıl (Tanıtım)

Roman: Son Yıl (Tanıtım)

Oluşturuldu
Mar 5, 2026 05:14 PM
Yayınlandı
Yayınlandı
Dosya & Medya
son yıl.jpg
URL
Tag'ler
Synopsis
Öncelikle Fragmana bir göz atalım.
Video preview
 
 
notion image
 
notion image
notion image

KARAKTERLER

notion image

İlkay

Sarı saçlı, yeşil gözlü, ellili yaşlarına yaklaşmış bir sanatçı. Çizimde dünya çapında iz bırakacak yeteneğe sahip olduğunu bilen, ama hayatın ve geçim derdinin bu yeteneğin önünü kapattığını da iyi bilen biridir. İçinde derin bir hayal kırıklığı taşısa da bunu nadiren dışa vurur; bunun yerine Pixar'la yarışacak projeleri kafasında kurar, hayal eder, bekler. Çevresine karşı koruyucu ve sert görünen bir duruşu vardır ama içeriden sevecendir. Kendi rüyasında gördükleriyle yüzleştiğinde bu görünüm çatlamaya başlar. Karısı Özlem'e bağlılığı, onun için her şeyi göze alabileceğini hissettiren türdendir.

Özlem

İlkay'ın eşi. Mavi gözleri olan, meraklı, keskin sezgileri ve engin hayal gücüyle çevresindeki herkesin biraz ötesini gören bir kadın. Yeni yılın bir şeyler getireceğini ilk hisseden de, bu hissin içinden çıkılmaz bir gerçeğe dönüştüğünü anlayan da yine odur. Yaşananlar ilerledikçe onda beklenmedik bir güç uyanır; bu güç onu sadece gören değil, hisseden, kavrayan, bağlayan biri hâline getirir. Ama her güçle birlikte gelen bir bedel vardır ve Özlem bu bedeli yüklenmekten kaçmaz. Hikâyenin belki de en yalnız karakteridir.

Cornelius

Efendi'nin en sadık kuluydu. Uzun yıllar önce aradığı anlam ve güç vaadiyle O'nun yoluna girmiş, o günden beri ellerini kana bulamış biridir. Hem acımasız hem de içinde kırık bir şeyler taşıyan, pişmanlık duymak için kendine izin veremeyen biri olarak roman boyunca karşımıza çıkar. Efendi ne diyorsa onu yapar; ama bazen de hata yapar ve bu hatalar, hikâyenin seyrini beklenmedik yerlere götürür.
İstanbul. Yeni yıldan tam üç gün önce.
Kar'ın yıllarca özlenen ama bir türlü gerçek anlamda yağamadığı bu şehirde, birbirini iyi tanıyan üç insan sıradan bir sohbet gecesinde fark etmeden bir kapı aralarlar. Önce Adem anlatır. Gördüğü kabusun ayrıntılarını aktarırken sesi titremektedir çünkü o rüya sıradan değildir; onu görmeden önce ışıkları açmadan uyuyamamış, sabaha kadar uyanık kalmıştır.
Sonra sessizlik çöker.
İlkay banyoya geçer. Aynada kendine bakar. Ve aklına kendi kabusunu getirir, anlatmaya bile cesaret edemediği, kimseye söylemediği o geceyi...
Özlem, Adem, İlkay. Üçü de aynı rüyayı görmüştür.
Ama her biri farklı bir versiyonunu.
Bu tesadüf olamayacak kadar garip, açıklanamayacak kadar gerçektir. Ortak kabus, birbirini zamanla besleyen yeni görüler, fal fincanlarında silinen gelecek ve her şeyin işaret ettiği tek bir nokta: yılbaşı gecesi bir şeyler olacak ve bu şey geri döndürülemez olabilir.
Ama hikâye sadece bu değildir.
Çünkü İstanbul'un dar sokaklarında bir yanda bu üç insan anlam arayışına girerken; dünyanın bilinmeyen bir köşesindeki karanlık bir odada, mum ışığıyla aydınlatılmış tarihin en eski ve en tehlikeli sırlarından birini taşıyan bir varlık asırlık planının son adımını atmaktadır. Bu varlığın, *Efendi'*nin ve onun sadık uygulayıcısı Cornelius'un peşinde olduğu şey tek bir hedeftir: Gören Göz. Olmuş olan her şeyi, olacak olan her şeyi görebilen bu nadide güç bir yerde uyanmaktadır ve Efendi'nin onu bulmasından önce bulunmalıdır.
Son Yıl, sizi hem boğazınıza kadar gerçek hissettiren bir İstanbul atmosferinin içine çeker hem de zamanın, tarihin ve kaderin bu üç sıradan insanı nasıl çok sıradan olmayan bir yolun ortasına bıraktığını adım adım gösterir. Bilinen her yılın son gecesi, bambaşka bir son olabilir. Rüyalar bitmez, sadece şekil değiştirir. Ve bazı şeyleri gördükten sonra artık bilmemezlikten gelemezsiniz.
Kıyameti haber vermek için seçilmiş misiniz, yoksa onu durdurmak için mi?
notion image
 

Adem

Genç, neşeli, hayata ters tarafından bakmayı seven biri. Ağzından düşmeyen esprilerin arkasında derin bir yalnızlık ve varoluşsal bir bunalım gizlidir. Hayat ona pek az şey vermiştir; ama verdiği şeylerin en önemlisi İlkay ve Özlem'dir, onların evinde bulduğu sıcaklıktır. Rüyalar zincirine ilk halkayı o takar, ama yaşananları en saf ve en savunmasız yüreğiyle yaşayan da yine odur. Askere gidecektir, belki de her şey bitmeden önce.

Efendi

Adını kimse bilmez. Tarihin sayfaları arasında gizlenmiş, yüzünü hiç kimseye tam olarak göstermemiş bir varlık. Karanlık bir odada, şöminesinin önünde oturur; kahinleri vardır, uygulayıcıları vardır, planları vardır. Onun için zaman farklı akar, ölüm farklı anlaşılır. Dünyayı değiştirmek istiyordur, ama bu değişimin gerçek doğası ancak hikâyenin derinliklerinde anlaşılır. Korkunç olan şu ki; ne istediğini açıkça söyler ve buna rağmen yine de durdurulamaz gibi görünür.
 
 

Aylin

Adem'in çok özel bir bağ kurduğu genç bir kadın. Aralarındaki ilişki tanımlanması güç bir yakınlık barındırır; abla-kardeş mi, ruh ikizleri mi, bilinmez. Ama Aylin de görür. Adem'i rüyasında gördüğünü anlatır ve bu rüya diğerlerinin mozaiğine eksilmez biçimde oturur. Nazik, hassas ve biraz kırılgandır; dünya onun üstüne sert geldiğinde içinde en az yara alanı arayan biridir. Onun rüyası, hikâyenin en derin sırlarından birinin fitilidir.